
Varlığın,Yoklukla Buluştuğu An...
• 15/2/2008 - Geminin Kıyıya Uzaklığı

Geminin kıyıya uzaklığını bilir misin?
Kıyıya her yaklaştığında da bir dalga onu uzaklaştırır. Sürüklenmeye başlar hoyratça esen rüzgârların koynunda... Bir türlü kıyıya yanaşamaz, hiç bir limana demir atamaz çünkü her liman fırtınalara meskendir ve onu parçalamaya hazırdır o ise yükünü boşaltacak, ağırlığını alacak, ona destek çıkacak sakin bir liman arar.
Asla bulunamayacak bir limanın hayaliyle deryaları hızla aşar, büyük dalgalarla boğuşur, martılarla geceli gündüzlü dertleşir, yunuslarla yarış yapar ama o limanı asla bulamaz, bulduğu yerdeyse ansızın yitiriverir.
Hayallerinde yol alırken girdabın onu içine sürüklediğini fark edemez ve kendini çıkılmaz bir boşlukta buluverir. Çırpınmalar fayda vermez, umutlar ilk gördüğü martının kanatlarında alıp başını çoktan kaçmıştır.
Günler geçtikçe geminin boyaları denizde aşınır, iskeletindeki bazı yerler suda kalmaktan çürümeye başlar ve açılan yerlerden hızla bedenine doğru su ilerler. Büyük bir hırsla dayanmaya çalışır; güçlü olduğunu, batmayacağını devamlı kendine söyler durur. Fakat ne kadar söylerse söylesin bir defa içine sızan suyun etkisindedir ve bu onun hazin sonunu çoktan yazmıştır.
O da artık yorgundur; dalgalarla boğuşmaktan kıyıya ulaşamamaktan... Ve sonun da pes eder, artık gitmek zamanı geldiğini anlar. Denizin maviliğine önce onu güzelleştiren renkler karışır, sonra bir bir parçaları düşer ve sonunda kendini bırakıverir o uçsuz bucaksız maviliğin derinliğine...
O gün bugündür kıyıya hasret kalan geminin battı yerde deniz derinleştikçe derinleşir, içindeki o büyük geminin kalıntılarını saklayabilmek için…
Hamiyet Akan
|
Bağlantı
|
• 14/2/2008 - Varolmanın En Güzel Yanı SEVMEK

Sevgilide var olmak, onda can bulmak ne müthiş bir olaydır. Gökdeki mehtap bir başka oluverir, denizdeki yakamozlar bir başka parıldar, güneş başka bir asaletle doğar dünyanıza...
Sevgili birdenbire ışık olur karanlık gecelerinize, damla damla düşüverir tüm hücrelerinize...
Onunla aynı şeyleri aynı anda hissedersiniz; acıyı, hüznü, mutluluğu, açlığı ve susuzluğu bile... Gözlerine baktığınız vakit ruhunuza sevda akar bir pınar gibi...
Seviyorsanız kurak topraklara yağmur olup yağabilirsiniz, etrafınız kara kış günü bile olsa, siz bir kardelenin güzelliğiyle gülümseyebilirsiniz.
Sevmek, sevilmek, sevdiğini hissedebilmek işte bütün mesele bu...
Sevdiğinizi bir gün değil her gün her saniye ruhunuzun derinlerinde hissedebilmeniz dileğiyle...
Sevgililer gününüz kutlu olsun...
Hamiyet Akan
|
Bağlantı
|
• 14/2/2008 - Benden İçeri Bir Bensin Bu Bedende

Sen büyüdün yüreğimde
Her gün kök saldın benliğime
İşledin gün be gün bedenimdeki her hücreme
Şimdi yaşıyorum seni ruhumun en gizinde, alabildiğine…
Seni dillendirmeye çalışıyorum sevdanın kelimeleriyle
Yüzüme değen kar tanelerinin düşüşü gibi sessizce
Akıyorsun gönül bahçeme
Çiçekler açıyor burcu burcu en güzel renkleriyle
Rayihası siniyor yüreğime
Ve benden içeri bir ben oluyorsun her şeyinle...
Hamiyet Akan
|
Bağlantı
|
• 12/2/2008 - Sen Olabilmek

Yaşamak seni, ayrı bir coğrafyanın ikliminde
Hiç bilinmeyen bir zamanın mevsiminde
Söylenen her şarkının en güzel bestesinde
Yaşamak seni; alabildiğine sevgiyle…
Bakmak sana, hayalin kıyısında demlenerek
Sözcükleri birbirine ekleyerek
En nihayetinde gözlerinde eriyerek
Bakmak sana, bir mabuda taparcasına…
Yürümek seninle, keşfe hazır yolların zemininde
Ellerin o ayrılmaz kenetlenişinde
Bir bilinmezin bulunamayan gizinde
Yürümek seninle, gökkuşağının tüm renklerinde…
Erimek benliğinde, katıksız akşamların inadına
Karanfil tadının ağza yayılan kokusunda
Mecburiyetlerin kaybolduğu bir zamanda
Erimek benliğinde, yine yeniden sonsuza dek...
Hamiyet Akan
|
Bağlantı
|
• 9/2/2008 - Seni Sevdikçe Tamamlanıyorum

Seni her saniye daha bir deli
Daha bir tutkulu seviyorum
Seni sevdikçe tamamlanıyorum ben
Beni sevdikçe çoğalıyorsun sen
İçimde birikiyorsun
Kimliğimi unutuyorum
Benliğimi aradığımda
Sadece seni buluyorum
Büyük dalgalarla geliyorsun kıyılarıma
Aşkın girdabında öylece sürüklüyorsun beni
Rahmet olup yağıyorsun topraklarıma
Kana kana içiyorum seni
Islanıyorum aşkının sağanağında
Nefes gibi çekiyorum ciğerlerime
İliklerime kadar sevgiyle doluyor bu beden
Ve bedene hakim olan bir yürek
Yüreğime sahip olansa sadece sen
Hamiyet Akan
|
Bağlantı
|
• 8/2/2008 - Vakt-i Baharı Bulmak

Her mevsim zamanında güzeldi, her çiçek vaktinde açtığında… Vakitsiz açan bir çiçek zemheri soğuğunda solmaya mahkûmdu. Baharlar geç kalmıştı; sessizliğin hüküm sürdüğü, kaldırımların o meymenetsiz soğuk duruşunda ve konuşamayan dudakların buzulundaki bu yalnız kente…
Zaman denen ihtiyar kendi gibi içindeki güzellikleri de yaşlandırmaya hazır bekliyordu kapıda… Her şeyi alıp götürmesine izin vermelimiydi yoksa zamana karşı koyabilmelimiydi, acaba zamana karşı baş kaldırabilen var mıydı? Ne zordu sorulara cevap aramak tıpkı bir türlü damarlarımdaki kanın yerine gelmeyişi gibi… Terk edip giden yıllarımın benden götürdükleri gibi acı ve bir o kadarda sancılı…
Aslında acıtan ne varsa satırlara dökmeli ve akıp gitmesine izin vermeliydi… Dudaklara vurulan kilit gibi sözcüklere kilit vurulmamalıydı, haykırabilmeliydi özgürce yüreği pare pare eden günleri, ya da koklayabilmeliydi kanasa da gülleri…
Yorgun bir denizdeki forsanın çektiklerini duyurabilmeliydi dünyanın dört köşesine… Ağyarın ettikleri yanına kalmamalıydı, kaçmak çözüm değil ancak korkaklıktı çünkü insan nereye kaçarsa kaçsın kendinden kaçamazdı.
Evet, yapılması gereken kaçmadan, yılmadan yürüyebilmek. Şimdi diyalektiği bırakmalı ve sadece yaşamalı bize sunulan hayatı çünkü ne denli düşünürsek düşünelim çıkacağımız sokak sadece bir muamma öyleyse muamma olan yıllar için hüznü çatı arasına saklamalı ve güneşin tene değen yanından bir buse kondurmalı varlığımıza ve bakabilmeli hayat penceresinden umut dolu bakışlarla…
Hamiyet Akan
|
Bağlantı
|
|
|
|
Copyright © Hamiyet Akan
İletişim: akan.hamiyet@gmail.com
|